ANTROPOLOJİ

Göster:
Sırala:

21.Yüzyılda Kültürel Antropoloji İnsanın Doğadaki Yeri Orjinal isim: Cultural Anthropology

Bizi diğer türlerden ayırt eden insan davranışının çeşitli yönlerini anlayabilmemiz ve kendi toplumumuzu daha iyi tanıyabilmemiz, bizim de diğer canlı türlerini etkileyen aynı kuvvetlere tabi olduğumuzu kabul etmemize ve dünya halklarının yaşam tarzlarındaki çeşitliliği tam anlamıyla kavrayabilmemize bağlıdır. İnsanı ve insanın doğayla ve zamanla ilişkisini ele alan antropoloji bilimi, bu anlamda, geçmişimizi çözümleyip geleceğimizi öngörmemize olanak sağlayacak temel disiplinlerden biridir. Sayfa Sayısı: 550 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe..

69,44TL

Acının Antropolojisi Orjinal isim: Anthropologie De La Douleur

Türk okurunun 'Yürüyüşe Övgü' ile tanıdığı David le Breton, son kuşağın önde gelen düşünürlerinden biri. Moderniteye yepyeni bakışaçılarıyla yaklaşan, bireyin günümüzün toplumsal mekanizmalar karşısındaki yerini arayan, David le Breton, kendine özgü bir 'risk sosyolojisi' geliştirdi. 'Acının Antropolojisi,'daha önce tehlike ve sessizlik üzerinde çalışmış bir yazarın, insan gövdesinin en kuytu boyutları hakkında derin ve etkileyici bir kitabı. Sayfa Sayısı: 240 Baskı Yılı: 2005 Dili: Türkçe..

22,00TL

Antropoloji (Kültürde ve Toplumda Teorik Uygulama) Orjinal isim: Anthropology

"Harika bir kitap… Antropoloji her kuşakta çığır açıyor. Bu parlak inceleme size antropolojinin nereden geldiğini değil, nereye gitmesi gerektiğini ve nereye gittiğini söylüyor. Muhteşem bir yayıncılık olayı." Mary Douglas, Londra Üniversitesi "şaşırtıcı ve sıra dışı bir kitap! Hem kolektif hem de bireysel bir çalışma. Herzfeld, bir yandan meslektaşlarının çalışmalarını kendisininkiyle birleştirmede bir ustanın hünerini sergilerken, bir yandan da bu çalışmaları bertaraf edip başka yöne çeviriyor. Bunun gibi daha fazla 'ders kitabı' olmalı." Marilyn Strathern, Cambridge Üniversitesi Antropoloji: Kültürde ve Toplumda Teorik Uygulama, sosyal ve kültürel antropolojinin genel bir görünüşünü sunmak üzere UNESCO'nun sponsorluğunu yaptığı uluslararası bir projeye dayanmaktadır. Sıradan bir ders kitabı olmamakla birlikte bu kitap teori ile pratik, hümanist ve bilimsel yaklaşımlar ile sembolik ve materyalist perspektifler arasındaki "etkin orta yolu" araştırmaktadır. Ünlü antropolog Michael He..

50,00TL

Antropoloji (Kuramlar Kuramcılar)

KİTAP TANITIM YAZISI Bu kitabı, ülkede giderek yaygınlaştığına sevinçle tanık olduğumuz antropoloji ilgisine katkıda bulunmak üzere hazırladı. Ve güncel tartışmalara dek tüm kuramsal yönelişleri, arka planlarıyla birlikte kapsayan bütünlüklü bir çalışma. Son yıllarda Türkiye'de antropolojiyle ilgili pek çok kitap yayımlandı. Ancak kuramların tarihine ilişkin derli-toplu bir çalışma, şimdiye kadar ne yazık ki yoktu. Dolayısıyla elinizdeki çalışma/ kendi ilgi alanında bir ilk olmanın kıvancını taşıyor. Kitap, sayıları giderek artan antropoloji öğrencilerinin yanı sıra, konuya ilgi duyan herkese bu alanda yayımlanan literatüre ilişkin genel bir 'akıl haritası' sunabilirse, amacımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşayacağız. Sayfa Sayısı: 446 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe..

37,00TL

Antropoloji Orjinal isim: L'anthropologie

Antropoloji günümüzde ritüel tutkusu ve şamanizmden sılıcon valley'e kadar çalışma alanını genişletmektedir. Kavram ve yöntemlerini gözden geçirmekte, farklılıkların ve engellerin kaldırılmasıyla birlikte ortaya çıkan çelişkiler içinde çağdaş dünyanın karmaşıklığını değerlendirmeye çalışmaktadır. Bu kitap, tercih ettiği çalışma alanından araştırma sonuçlarının yazıya geçirilmesine, disiplininin belli başlı teorik hipotezlerine, alan soruşturmalarına, kullanabileceği kavramlara kadar antropolojinin etkinliklerini gösteriyor bize. Alanın son yıllarda en çok rağbet gören iki araştırmacısının kaleminden antropolojiye ve onun diğer disiplinlerle ilişkisine dek nitelikli bir çözümleme...

0,00TL

Antropoloji Gözüyle - Sınıf, Kültür, Kimlik Yazıları

Bu kitabı oluşturan yazılar, bir "sav" ve bir "ilgi" etrafında toparlanıyor: "Kimlik" ile "sınıf" arasında aşılmaz bir uçurumun olmadığı, her ikisinin birbirini besle(yebil)diği ve insanlığın kadîm düşü "Özgürlük" ve "Eşitlik"in, ya da özgürlükçü bir eşitlik içerisinde kardeşleşmenin, hem farklılık hem de birliği vazgeçilmez sayan bir yaklaşımdan, bir başka deyişle kimlik ile sınıfı bağdaştırabilmeden geçtiği savı; ve bu savın argümanlarının gözlemlenebileceği Latin Amerika toplumsal muhalefet hareketlerine ilgi... Bu sav ve bu ilginin "kimlik/sınıf" açmazına kıstırılmaya çalışılan bu coğrafyanın kilitlerini açmada işlevsel olabileceği kanaatindeyim. Bence, bu nedenledir ki, üzerlerinde düşünülmeyi hak ediyorlar... Sayfa Sayısı: 480 Baskı Yılı: 2014 Dili: Türkçe..

41,00TL

Antropoloji Tarihi

Antropolojinin bir disiplin haline gelmesi bir asırdan uzun sürdü. Kültür nedir, insan topluluklarının özellikleri nelerdir, insan topluluklarının farklılıkları ve benzerlikleri niçin önemlidir gibi sorular, disiplini kuran entelektüellerin araştırma rotasını belirledi. Antropoloji Tarihi, antropolojinin ne olduğunu, kültürün tanımının nasıl yapılması gerektiğini, yapılacak tanımlamalar arasındaki farkın disiplinin özelliklerini nasıl belirlediğini anlatıyor. Antropoloji disiplininin Kıta Avrupası'ndan Amerika'ya uzanan seyahatini, bu seyahat sırasında biçimlenen tartışmaları, tartışmaların tarafı olan akademisyenleri ve bu akademisyenlerin sorduğu soruları ele alıyor. Disiplinin karşılaştığı problemleri, antropoloji tarihinin önemli kavşaklarını ve bu kavşakları belirleyen kurucu entelektüellerin tartışmalarını gözler önüne seriyor. Antropoloji Tarihi, sadece disiplinin içindeki araştırmacılar için değil, antropolojinin ne olduğunu ve sosyal bilimler üzerindeki etkisini merak eden ok..

38,00TL

Antropoloji Ve Sömürgecilik

Antropoloji ve Sömürgecilik, antropoloji kuramları tarihinde yeni bir çığır açmış kitaplardan biridir. İki yönden: İlkin, antropoloji disiplininin, Batı Avrupa, özellikle de İngiltere`deki tarihinin başlangıcından itibaren içerisine yerleştiği sömürgecilik bağlamının -kuşkusuz ki gecikmiş- bir ilk keşfi olması, elinizdeki kitaba tarihsel bir önem kazandırmaktadır. Böylelikle, o güne dek sömürgeciliği neredeyse bir veri olarak doğallaştıran antropoloji, bundan böyle içerisinde boy attığı bağlamı göremezlikten gelemeyecektir. Bu durumla bağlantılı ikinci yön ise, Antropoloji ve Sömürgecilik`in yayınlanmasından sonra antropolojinin, eğer bir "bilim" olacaksa, ancak "eleştirel" olabileceğinin, ilgili çevrelerde yaygın bir kabul görmesidir. Bu bakımdan, kitabın, antropolojinin "kendi-bilincinde" (dolayısıyla özeleştirel) bir disiplin haline gelmesinde payı büyüktür. İçindeki makaleler, bilimle uğraşanların, hele sosyal bilimcilerin, naif ya da kasıtlı, "nesnellik ve tarafsızlık" savlarıyla..

34,00TL

Antropolojik Bakış Açısıyla Stratejik Dünya Tarihi

Etrafımızın bilinmeyen kara noktalarla dolu olduğu bir ortamda, kimilerimiz şaşırıp arabalarını sağa sola sürerek yan yollarda kaybolurken, kimilerimiz birbirine çarpıyor, bazılarımız ise yorgunluktan bir köşede uyuyup kalıyor. Şüphesiz tarihi bilenler ve dünü anlayıp geleceği tahayyül edebilenler, sislerin arasından doğru yolu bulup hedeflerine ulaşıyor. Bu çalışmada, antropolojik, arkeolojik ve etnoloji gibi bilim dallarından da yararlanılarak, insanlık tarihine kolay ve anlaşılır, yeni bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır. Sayfa Sayısı: 390 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe..

35,00TL

Antropolojinin Akrabalık Yaklaşımları

Kuruluşundan bu yana Sosyal Antropolojinin en ayrıcalıklı, belki de karakterini teşkil eden bir alt disiplini akrabalık. Etnografinin klasik döneminden bugüne, yoğunluğu azalarak da olsa dönüp dolaşılıp bir kez daha ziyaret edilen bir liman. Tartışmaların üzerine döndüğü, argümanların ona referansla ortaya konulduğu, neredeyse hiçbir çığır açan antropoloğun uğramadan geçmediği bir fikri durak. Peki, nelerden müteşekkil bu durak? Ana disipline, buradan çıkan ne gibi meseleler önderlik etmiş, neler tartışılmış, neler formüle edilmiş? L. Holy'nin eseri bu sorulara layığıyla cevaplar üretiyor ve buradan yola çıkarak, ana disiplinin kendisine, yani sosyal antropolojiye dair önemli bir izlek sunuyor. Dilimizdeki mevcut antropolojiye giriş kitaplarının ana ve tali alt disiplinlerin tek tek tasnifi üzerinden yürüyen akışının tersine burada, bir alt disiplinden ana disipline doğru bir çıkış eşliğinde detaylı, öz ve münakaşalı bir çerçeve kuruluyor. Eser, tam da bu noktada, bir yanıyla sosyal an..

24,07TL

Antropolojiye Giriş (Kültür ve Mekan Hikayeleri)

"Antropologlar aynı zamanda birer hikaye anlatıcısıdırlar. Ortak paydaları ise fiilen orada olmalarıdır. İşte bu yaklaşım, antropolojiyi diğer sosyal bilimlerden ayıran yaklaşımdır." Antropolojiye Giriş: Kültür ve Mekân Hikayeleri oldukça kendine has bir antropoloji ders kitabı. Kültürler ve kavramlar üzerine bir olgu yığını sunmak yerine, öğrencilerin antropolojiyi belirli zamanlardaki ve mekânlardaki kültürel karşılaşmalardan ortaya çıkan bir dizi hikaye üzerinden düşünmelerini amaçlıyor. Antropoloji disiplinini klasik eserlerinden çağdaş etnografi örneklerine, kutsal kitaplardaki hikayelerden bireysel deneyimlere kadar uzanan hikayelere dayanarak anlatan kitap, antropolojinin bugün de dinamik bir sosyal bilim olarak okunmasını sağlıyor. "Klasik ve güncel etnografik örnek olayları dinamik bir antropolojik bakış açısıyla bir araya getiren Antropolojiye Giriş: Kültür ve Mekân Hikayeleri antropolojinin tarihsel gelişimi ve bugünkü geçerliliği üzerine sıradışı bir antropolojiye giriş k..

35,00TL

Çağdaş Dünyaların Antropolojisi

"Günümüzün çelişkisine göre, her anlam yokluğu bir anlama çağrıda bulunur, tıpkı her tek biçimleştirmenin farklılığa çağrıda bulunması gibi. İşte antropolog, bugün yeni düşünüm konularını bu karmaşık çağrılar ve yanıtlar destesinin içinde bulmaktadır." Antropoloji genel geçer düşüncemizde "ilkel" toplumları inceleyen, buradan hareketle insanı irdelemeyi hedefleyen bir bilim dalıydı. "Onları" inceleyerek kendimizi düşünebilirdik. Ama, Marc Augé antropolojinin alanını gezegenimizin bütünüyle çakıştırıyor. Çünkü içinde yaşadığımız ve yazarın postmodern değil, ama "üstmodern" olarak tanımladığı bu durumda, artık farklı dünyalar aynı çağı paylaşıyorlar. Antropoloji şimdi çağdaş dünyaları ele alarak, böyle-likle de "öteki" ve "ben" ayrımına, anlam sorununa yepyeni bir bakış açısıyla yaklaşarak, büyük şehirlerdeki otobüslerin kalabalığından gecekonduların kuytusuna, özcesi çok ama çok yakınımıza geliyor. Sayfa Sayısı: 200 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe..

22,00TL

Çin İşi Japon İşi / Cinsiyet ve Cinsellik Üzerine Antropolojik Değiniler

“‘Erkeklik’ en çok erkeği ezer.” Tayfun Atay’ın kitabındaki ilk yazısının başlığı, erkeklik meselesinin özünü söylüyor aslında! “Maçoluğun dayanılmaz ağırlığı” altında erkek erkeğin kurdu oluyor. Erkeklik rolünün dayatmalarının yol açtığı kasılmalar, erkekleri ebedi ergenlere dönüştürüyor. Atay, bu acıklı olduğu kadar acıtıcı da olabilen hali tasvir ederken, geleneksel erkeklik rollerinin yeni rolleri de göz atmayı ihmal etmiyor: Metroseksüeller, gettoseksüeller, entelseksüeller, ‘dobraseksüeller’… “Memleketimizden kadın manzaralarına” bakan geniş bir terası da var kitabın. Güzellik imgelerinden “helal kız” hayallerine… Dinsellikle cinselliğin gerilimli ilişkisini (bkz.: Helâl Sex Shop!) mercek altına alan yazılar da var; bir türlü gerçekleşemeyen eşcinsellik açılımına karşılık bir açılım olarak eşcinselliğe bakan pencereler de var. Kadınlık ve erkeklikle ilgili klişeler hakkında, değişen erkeklikler ve kadınlıklar hakkında, cinsiyet kimliklerinin muğlaklıkları ve geçişkenlikleri ha..

30,00TL

Devletin Antropolojisi Orjinal isim: Anthropologie de l'État

Toplumlarımızda uygulandığı haliyle bir siyasal antropoloji mümkün müdür? Böylesi bir girişimin getirebileceği katkı nedir? Yorumun her zaman mevcudiyetini duyurduğu ve bazen edimden bile önce geldiği bir alanda, kişi, kendi çağdaşlarının etnoloğu olmayı nasıl becerir? Bu kitabın, iki nedenle, cevap vermeyi amaçladığı sorular bunlardır. Öncelikle, günümüzde modern toplumların antropolojisi, daha önce görülmedik bir gelişmeye tanık olmaktadır. Siyaset kadar karmaşık alanları ele almak için entelektüel mihenk taşlarıyla donanmış olmak zorunludur. Öte yandan siyasal temsiliyetin sahnelenme biçimleriyle ilgilenirken sorguladığımız şey, iktidara ve egemenliğe, yönetenler ile yönetilenler arasındaki ilişkilere ilişkin anlayışlarımızın kendisidir. Eğer, izlediğimiz yolun sonunda, tümüyle başka bir ucundan siyaset felsefesinin ana temalarından birine ulaşıyorsak, bu hiç şüphesiz bir rastlantı değildir. Bu, yurttaşlık durumunu oluşturan ve bireyin egemenliğinin, kamuya ve temsilcilerine aktar..

25,00TL

Devletlere Karşı Etnoloji Anarşist Antropoloji Orjinal isim: Ethnology Against the State: Anthropological Anarchy

Aslında daha çok "devlet denilen insan yaratısı karşısında nasıl bir etnoloji geliştirilebilir" ya da "ne şekilde alternatif kuramsal bir yol haritası belirlenebilir" ile ölçeklenen bu ikili değerli çalışma kapsadığı anarşist antropolojiyi de bu ölçekte nasıl var olduğu ve hatta var olup olmamasından evvel birilerinin tekeline girip girmediği noktasında -da- masaya yatırmakla kalmıyor, devletlere karşı oluşturulacak mevzu etnoloji dahilinde çoklu anarşist antropoloji parçalarını ve olasılıklarını, ihtimallerini sorguya çekiyor, yazarların biraz kızgın biraz eğlenceli dili ise okumayı çok daha keyifli bir noktaya vardırıyor! Sayfa Sayısı: 48 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe..

12,00TL

Din Üzerine Antropolojik İncelemeler Orjinal isim: Anthropological Studies Of Religion An Introductory

Modern hayatın anlamı ve doğasını ortaya serme yolunda katkıda bulunmuş büyük düşünürlerin tümü -Hegel, Marx, Weber, Durkheim, Freud, Spencer, Tylor- dine asli ve sürekli bir ilgiyle yaklaşmışlardır. Onların çalışmalarının çoğu, dinin kökenini ve işlevii açıklamaya adanmıştır. Bu önemli, kapsamlı, akademik kaygılarla da yüklü, ama jargondan uzak ve rahat okunabilir eserinde, Brian Morris, söz konusu öncü düşünürlerle onları izleyen tanınmış pek çok sosyal bilimci ve kuramcının -Jung, Malinowski, Radcliffe-Brown, Eliade, Levi-Strauss, Evans-Pritchard, Douglas, Turner, Geertz, Godelier- dinsel fenomenlerle ilgili açıklamalarını değerlendirmeye ve tartışmaya açıyor. Aynı zamanda antropologlar tarafından dini anlama ve açıklama yolunda işlerlik kazandırılmış pek çok kuramsal stratejiyi; evrimci, işlevselci, sembolik, yorumcu, yapısalcı, psikolojik ve Marksist yaklaşımları da doyurucu biçimde açımlıyor. Sayfa Sayısı: 575 Baskı Yılı: 2004 Dili: Türkçe..

90,00TL

Düne Kadar Dünya Eski Toplumlardan Ne Öğrenebiliriz? Orjinal isim: The World Until Yesterdey: What Can We Learn From Traditionale Societies

Çöküş ve Tüfek, Mikrop ve Çelik gibi kitaplarıyla çok satanlar listelerinin gediklisi hâline gelen, Pulitzer ödüllü Jared Diamond, bu sefer yeni bir soruya yanıt arıyor: Dünyayı daha yaşanabilir bir yer hâline getirmek için eski toplumlardan öğrenebileceğimiz ne olabilir? Modern dünyanın havayoluyla seyahatten telekomünikasyona, okuryazarlıktan obeziteye varıncaya kadar pek çok özelliğini değişmez şeyler olarak görüyoruz. Oysa yaklaşık altı milyon yıllık varoluşunun neredeyse tamamında, insanoğlu bunların hiçbirine sahip değildi. Bizi ilkel atalarımızdan ayıran uçurum asla aşılamayacak kadar derin görünüyor olsa da, geleneksel yaşam biçimlerini büyük anlamda koruyan toplumlara bakarak geçmişimiz hakkında yeni şeyler öğrenebiliriz. Yeni Gine'nin dağlık kesimlerinde yaşantısını sürdüren bu tür toplumları incelediğimizde, evrim süreciyle kıyaslandığında tüm bu değişikliklerin ancak dün yaşanmış olduğunu ve biz modernlerin çoğu zaman modern durumlardan ziyade geleneksele daha kolay uyum s..

69,50TL

Efendisiz Halklar - Bir Anarşi Antropolojisi

30 yılı aşkın antropoloji öğretme tecrübem sırasında, öğrenciler arasında, hiçbir toplumun yönetimsiz var olamayacağı ve buna bağlı olarak her toplumun bir başının olması gerektiği mitinin çok köklü bir şekilde yerleşmiş olduğunu gördüm. Günümüz öğrencileri kilisenin dininden vazgeçmiş olsalar bile, milliyetçilik ve devletçilik dinlerinden vazgeçmediler. Çağdaş çoğulcu toplumlarda birliğin kaynağı olan, tutkal işlevi gören şey bu ikisidir. Demek ki, tıpkı ortaçağ toplumunun birliği için Tanrı inancının gerekli olması gibi, devletin ve yönetimin gerekliliği miti bu birlik için şart ve belirleyicidir. Barcley bu kitabında Aborijinlerden Pigmelere, Eskimolardan Santallara, Kızılderililerden Berberilere kadar dünyanın dört bir yanından onlarca topluluğu inceliyor; devletsiz bir toplum düşüncesinin ütopyacı bir düş olmadığını tersine insanlığın geçmişini karakterize eden bir sistem olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitabın mühim bir amacı, anarşinin uygulamada nasıl bir şey olduğuna dair fikir v..

25,00TL

Homo Juridicus - Hukukun Antropolojik İşlevi Üzerine

İnsanların bir arada yaşamasının ancak geniş tabanlı ve kalıcı bir uzlaşmayla mümkün olabilmesi, insanların adalete duydukları bağlılığın antropolojik bir veri olması sonucunu doğurur. Bunu taraf olan herkesi bağlayan bir yasa aracılığıyla yapmaksa dogmatik bir Batı geleneği olarak bilinir. Bu arada, kurucu inançlarımızın yazılı olduğu metin olarak bilinen hukuk, ne Tanrı tarafından açıklanan bir hakikat ne de bilim tarafından keşfedilen bir olgu sayılmaktadır. Tüm bu öncülleri çıkış noktası olarak alan Supiot, hukuku farklı ve değişen amaçlara hizmet eden bir dizge olarak değerlendiriyor. Dünyaya onu aşan ve onu zorunlu kılan bir anlam dayatan hukuk dilini sadece teknik bir kavram gibi değil, günlük yaşamdaki fiili özellikleriyle yeniden okunmasının mümkün kılındığı bir kavramlar bileşkesi olarak inceliyor. Sayfa Sayısı: 223 Baskı Yılı: 2014 Dili: Türkçe..

24,00TL

Irk,Tarih ve Kültür Orjinal isim: Race et Histoire

Kurtarılması gereken çeşiklilik olgusudur; yoksa her tarihsel dönemin ona verdiği ve hiçbirinin kendisinini ötesine geçemediği tarihsel içerik değil. Dolayısıyla, uç veren buğdaya kulak kabartmak, gizli kalmış potansiyelleri yüreklendirmek, tarihin saklı tuttuğu tüm bir arada yaşama eğilimlerini dürtüklemek ve ayrıca alışılagelmiş şeyler sunması kaçınılmaz olan bütün bu yeni toplumsal ifade biçimlerini şaşırmaksızın, tiksinmeksizin, karşı çıkmaksızın karşılamaya hazır olmak gerekmektedir. Hoşgörü, olmuş ya da olan her şeyin bağışlandığı hülyalı bir durum değildir. Hoşgörü, önceden görmeye, anlamaya ve isteyeni istediği yere yükseltmeye dayanan dinamik bir tutumdur. Kültürlerin çeşitliliği ardımızdadır, çevremizdedir, önümüzdedir. Bu konuda talep edebileceğimiz tek şey, bu çeşitliliğin., her biçimin diğerleri için alabildiğine cömert bir katkı oluşturacağı bir türde gerçekleşmesidir. bu ise her birey için bu talebe denk düşen yükümlülükleri gündeme getirir. Sayfa Sayısı: 176 Baskı Y..

22,50TL

Kerbela'nın Antropolojik Çözümlenmesi

Kerbela konusu tarih ve mitoloji açısından tüketilmiş gibi görünen bir alandır. Çoğunlukla tarih, mitoloji ve İslam inancı çerçevesinde ele alınmakla yetinilmiştir. Kerbela'nın antropolojik yönden ele alınması ise ne yazık ki yetersizdir. Çalışılması gereken disiplinlerden biri büyük ölçüde eksik kalmıştır. Kerbela'nın İslami içerikle sınırlı olmadığının, evrensel bir uygulama ve takvimsel hayata yani doğaya bağlı bir durum olduğunun tartışılmamış olması büyük kayıptır. Bu çalışmada, Kerbela'ya benzer olaylar tarıma bağlı ekonomik yaşamın ürettiği ritüel, edebiyat ve mitlerin karşılaştırılması, bereketin ve suyun dramatik, dini, edebi, müzikal seslendirilişi, doğa-insan-din ilişkisi açısından ele alınıyor. Şii ve Alevi topluluklara mal edilen Kerbela kurgusuna ait muharrem, aşure, matem ve bereket uygulamaları evrenseldir. Antropolojik bir çözümlemede Kerbela Katliamı ve Hüseyin mitinin orijinine doğru inildikçe Kerbela'dan önceki Kerbela'larla, Hüseyin'den önceki Hüseyin'lerle karşı..

20,37TL

Kültürel Antropoloji Orjinal isim: Cultural Anthropology: Human Challange

"Antoloji tüm bilimlerin en özgürleştirici olanıdır. Irksal ya da kültürel üstünlüğün yanlış inançlarını ortaya çıkarttığı gibi aynı zamanda nerede ve nasıl yaşadıklarına bakmaksızın kendisini tüm insanların incelenmesine adar. Bilge insanların ve laboratuar şartlarında çalışan tüm bilim adamlarının firik ve düşüncelerinden esinlenerek insanın niteliğine ilişkin daha çok bilgiyi gün yüzüne çıkarmaya çalşır." Bu iddialar aşırı derece tutkulu bir antropologa ait değildir. Tüm bu sözler, felsefeci Grace de Laguna'nın, Amerikan Felsefe Kuruluşunda yaptığı, 1941 başkanlık konuşmasında söylenmiştir. Antropolojinin alanı oldukça geniştir. İnsanlığın geçmişi ve şu anı ile ilgili her şeyi içermek durumundadır. Kuşkusuz pek çok diğer disiplinler de insanoğlunun şu veya bu yönüyle ilgilendiler. Bazıları, anatomi ve fizyoloji gibi, insanı biyolojik bir organizma olarak incelerler. İnsanla ilgili diğer bilimler insan kültürünün büyük başarılarını ele alırken, sosyal bilimler insan ilişkilerinin ayı..

85,00TL

Kültürün İşleyişi (Psikanaliz ve Antropolojide Sembolik Dönüşüm)

Gananath Obeyesekere, Kültürün İşleyişi'nde derin güdülerin psikanalitik kuramını, simgesel formlara yönelik antropolojik yaklaşımla bağdaştıran yeni bir görüş sunuyor. Wittgenstein, Ricouer ve diğer modern kuramcılardan aldığı esinle, tartışmasını Güney Asya'nın törensel, mitsel ve tarihsel örneklerine odaklayan Obeyesekere, "kültürün işleyişi"ni, bilinç dışının ürünlerinin simgesel formlara dönüşümü olarak tanımlıyor. Güney Asya kültürlerinde "çoklu Oedipus kompleksi" yapılarını inceleyen Obeyeskere, Kültürün İşleyişi'yle psikanalitik antropolojinin temel yapıtlarından birini ortaya koyuyor. Sayfa Sayısı: 432 Baskı Yılı: 2011 Dili: Türkçe..

48,00TL

Kültürün Kökenleri Orjinal isim: Les Origenes de la Culture

"Toplumsal ve siyasal gelişmenin karmaşasını kavrayamayacak çağdaş gerçekliğin her yorumuna karşı uyarıda bulunuyor. Bu gelişme (postmodernizm, nihilizm, tarihin sonu gibi) birtakım parıltılı formüllere indirgenemez. Şu andaki çatışmalar ve (hem Batı'da, hem Doğu'da) ortaya çıkan uluslararası terörizmin eyleyenlerinin köktendinci özelliği hâlâ çok bilinmeyen mimetik kuramın antropolojik geçerliliğinin bir kanıtını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, René Girard'ın görüşleri, özellikle giderek daha çok keskinleşen ve kitlesel duruma gelen siyasal ve dinsel şiddete ilişkin çağdaş dünyanın anlaşılmasında kaçınılmaz bir uğrak oluşturmaktadır." Sayfa Sayısı: 188 Baskı Yılı: 2011 Dili: Türkçe..

22,00TL

Malakanlar - Rus Köylü Hareketlerinden Günümüze Malakan İnancı (Rus Köylü Hareketlerinden Günümüze Malakan İnancı)

Bir köylü hareketi olarak ortaya çıksa da, Malakanizm Ortaçağ köylü hareketinden farklı bir seyir izlemiştir. Ortaya çıkış gerekçeleri genelde öncülleri ve çağdaşları olan köylü hareketleriyle aynı olsa da, Malakanlar iktidarı ele geçirmek gibi radikal istekler taşımamışlar, hatta katliamlar ve sürgünler karşısında sessiz kalmışlardır. Malakanların iktidar karşısındaki en önemli direnişleri "pasifizm" olmuştur. Zira İsa'nın şiddet karşıtı yönünü kendilerine düstur edinen Malakanlar, pasifist bir dünya görüşü inşa etmişlerdir. Bu nedenle şiddettin her türlüsü, silah taşımak ve kullanmak, hatta militarizmin simgesi olan üniforma giymek dahi dinlerince yasaklanmıştır. Malakanlar için cemaat halinde kolektif yaşamlarını sürdürebilmeleri ve belli yükümlülüklerden muaf tutulmaları yeterlidir. Böylesi bir yaşam sağlayacağı umuduyla sürgünlere dahi boyun eğmişlerdir. Sürgün yerlerinden biri de Çarlık sınırları içerisinde yer alan Kars ve çevresi olmuştur. 1880-1881 yıllarında Kars'a yerleştiri..

23,00TL

Marksizm ve Antropoloji Orjinal isim: Marxsizm and Anthropology - The History of a Relationship

Maurice Bloch'un "Marksizm ve Antropoloji"si Marksizm ile antropoloji arasındaki ilişkileri tarihsel olarak irdeleyen ve güncelliğini koruyan bir yapıt. Yapısalcı-marksist antropolog Bloch, yapıtında, akademik antropolojinin "resmi olmayan" tarihini Marksizm'e ilişkinliği çerçevesinde ele alırken, Marksist düşüncenin bu disipline katkılarını da gözler önüne seriyor. Baskı Yılı: 2002 Dili: Türkçe..

25,00TL

Modern Dünyanın Sorunları Karşısında Antropoloji Orjinal isim: L'Anthropologie Face Aux Problèmes du Monde Moderne

Antropoloji nasıl bir bilimdir? Modern dünyada insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm önerebilir mi? Peki modern dünyanın "ilkel" denen insanlardan alacağı dersler olabilir mi? Kitap çeşitli somut örneklerle yanıt arıyor bu tür sorulara. Claude Lévi-Strauss, modern toplumlarda biyoloji alanındaki taşıyıcı annelik, sperm bankası ve benzeri gelişmelerle birlikte ortaya çıkan hukuksal sorunları, nüfusun sürekli artmasıyla bulaşıcı hastalıkların yayılması arasındaki ilişkiyi tartışıyor. Yetişkinlerin günde 2-4 saat çalışarak bütün nüfusu besleyebildiği "ilkel" toplumlar ile en az 8 saat çalıştıkları halde aç ve evsiz kalanların sayısının her geçen gün arttığı "ileri" toplumlar arasındaki karşıtlığa dikkat çekiyor. Modern Dünyanın Sorunları Karşısında Antropoloji, hem Lévi-Strauss' un düşüncesini hem de genelde antropolojiyi herkesin anlayabileceği bir dille tanıtmakla kalmıyor, günümüzün sorunları üstüne daha geniş bir bakış açısıyla düşünmeye de davet ediyor bizleri. Sayfa S..

16,50TL

Sağlık Antropolojisi

Ülkemizde sağlık antropolojisi ile ilgili araştırmalar çok yenidir. Bu araştırmalar hızlı bir şekilde artacaktır. Çünkü bir taraftan yeni antropoloji bölümleri açılmakta, sağlığa duyulan ilgi artmakta, diğer yandan değişen koşullara ve sosyal yapımıza uyan sağlık modelleri denenmektedir. Bu kitapta yer alan makaleler halk sağlığı sorunlarının antropolojik açıdan nasıl inceleneceğini gösteren örneklerdir. Aynı zamanda bu makaleler halk sağlığı sorunlarının köklerinin nerelerde olduğunu araştıran, sağlık sorunlarının toplumdaki hâkim davranış kalıplarından ve toplumsal değişmelerden nasıl etkilendiğini gösteren örneklerdir. Sayfa Sayısı: 304 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe..

20,83TL

Sınırlar İmajlar ve Kültürler (Antropolojik Açıdan Avrupa ve Avrupalılığı Yeniden Düşünme)

Bu derleme, Avrupalılık kavramının antropoloji pratikleri içinde nasıl tanımlandığı ve Avrupalı antropologların "kendilerini" ve daha sonra araştırmalarına konu olan "ötekileri" nasıl algılayıp araştırdıkları sorusundan hareket ederken, Avrupa'nın antropolojik bilgi üretiminde merkezi rolü, bu üretimin yerel bilgilerin oluşumunu, meşrulaştırılmasını ve tüketimini nasıl etkilediği, Türkiye'de antropolojinin Avrupa ve Avrupalılığı nasıl ele aldığı, hangi konulara odaklandığı, Avrupa antropolojisi ile paylaştığı sorunlar olup olmadığı gibi sorulara da Avrupalı antropologlarla birlikte Türkiyeli araştırmacıların aradıkları cevapları paylaşmaktadır. Böylelikle, hem Türkiye'de yapılmakta olan antropolojinin sınırları ve imkanlarının yeniden düşünülmeye başlanması, hem antropolojik metodolojinin gündeme taşınması açısından önemli bir tartışmaya kapı aralamaktadır. Sayfa Sayısı: 360 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe..

23,00TL

Sınırları Aşmak (Türkiye'de Sosyo-Kültürel Antropoloji ve Disiplinler arası Yaklaşımlar)

Türkiye'de sosyo-kültürel antropoloji alanında yapılan çalışmalarda son yıllarda büyük bir artış görülmekte. Türkiye'nin farklı sosyal, siyasal ve ekonomik meselelerinin ve sorunlarının antropolojik bir perspektifle hem yerli hem de yabancı araştırmacılar tarafından ele alındığı bu çalışmalar, aynı zamanda sosyo-kültürel antropolojinin Türkiye'de neden gerekli ve yeterli kurumsal gelişimi gösteremediği sorusunu da tekrar gündeme getirmekte. Antropoloji bölümlerinde yaşanan yapısal sorunlar, eksiklikler ve "bölümsüz antropologlar" fenomeni Türkiye'de antropoloji disiplininin içinde bulunduğu krizin farklı boyutlarını göstermekte. Bu çalışma, diğer taraftan, antropoloji ile diğer sosyal, beşeri ve sanat disiplinleri arasındaki teorikve metodolojik paslaşmaların imkânına ve yeni bir diyalog zemini kurma arayışlarına dair önemli bazı tartışmaları gündeme taşımakta. Türkiye'de antropolojinin tarihsel süreç içerisindeki gelişim seyrine ve özellikle sosyo-kültürel antropolojinin gelişiminin ..

18,52TL

Siyasal Antropoloji Orjinal isim: Anthropologie Politique

Bütün insan toplumları siyaset üretir ve hepsi de tarihin akışından etkilenirler. Uzun süre antropoloji biliminin marjinal bir dalı olarak görülen Siyasal Antropoloji, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, özellikle de 1960’lı yıllarla birlikte yeni bir disiplin olarak kendini kabul ettirdi. Bu gelişmede belirleyici rol oynamış eserlerden biri de hiç kuşkusuz Georges Balandier’nin kitabıydı. Yazarın, “tarihin itibarının iade edilmesine yönelik güncel girişimler” arasında saydığı bu kitapta, toplumların içsel dinamikleri, siyasal alan ve tarihin hareketi birbiriyle ilintili bir şekilde ortaya konur; bu da, yapısal antropolojinin görmezden geldiği veya ortadan kaldırdığı ilişki sistemlerinin ve toplumsal bağların diyalektiğinin öne çıkarılmasına yol açar. Sayfa Sayısı: 216 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe..

22,22TL

Sosyal Antropoloji ve İnsanın Kökeni Orjinal isim: Social Anthropology and Human Origins

Sosyal antropoloji, kültür ve kültürler arası karşılaştırma gibi kavramları mesele etmesinden ötürü, insanın toplumsal yaşamının kökenlerini anlamak bakımından son derece faydalı bir araştırma alanıdır. Tıpkı arkeologlar gibi sosyal antropologlar da zaman katmanlarını geriye doğru eşeleyip, dilin, simgeciliğin, ritüelin, akrabalık sistemlerinin, mütekabiliyet ahlakı ve siyasetinin kökenlerine ulaşmaya çabalamaktadırlar. Alan Barnard bu kitabında, insanın kökenini ele alan bir sosyal antropoloji dalı kurulmasını savunuyor ve böyle bir çalışma dalının çerçevesini çizip, geçmişini özetliyor. Barnard'a göre, disiplinler arası bir alan olan insanın kökeni araştırmaları, sosyal antropoloji içinde meşru bir alt disiplin olabilir ve olmalıdır. Barnard arkeoloji, biyolojik antropoloji, hatta dilbilim alanında çalışan akademisyenlerin, toplumsal ve kültürel unsurlara yeterince eğilmediğine dikkat çekiyor; benzer bir sorunun, bağlantılı disiplinler olan primatoloji, evrim psikolojisi ve insan ge..

36,50TL

Sosyal ve Kültürel Antropoloji

Endonezya ve Meksika'da yaptıkları araştırmalardan derledikleri verileri canlı bir biçimde sunan just ve Monaghan, Antropolojiyi diğer sosyal disiplinlerden farklı kılan unsurları bir alan çalışmasının özgül koşulları içerisinde irdeliyor. Bunu yaparken antropoloji alanında çalışan uzmanları en başından beri meşgul eden temel soruları da ele alıyor. Sayfa Sayısı: 192 Baskı Yılı: 2007 Dili: Türkçe..

17,00TL

Sosyoloji ve Antropoloji Orjinal isim: Sociologie et anthropologie

Sosyoloji ve Antropoloji Marcel Mauss'un insan bilimlerine büyük katkı sağlyan klasik çalışması, ilk defa ve kapsamlı biçimde Türkçe'de. Sosyoloji ve Antropoloji, insanla ilgilenen herkesin her zaman başvurabileceği önemli bir kaynak. Claude Levi-Strauss'un kapsamlı önsözüyle başlayan çalışma, antropoloji ve sosyoloji öğrenimi için olmazsa olmaz bir yere sahiptir ve bu konuda büyük bir boşluğu doldurmaktadır...

45,00TL

Sosyolojide ve Antropolojide Niteliksel Yöntem ve Araştırma

Sosyal bilim araştırmaları ve sorunsallarına ilişkin Türkiye'de yayınlanmış kitap sayısı oldukça sınırlıdır. Elinizdeki bu kitap, Öğrenciler ve araştırmacılar için niteliksel yöntem hakkında temel bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmıştır. Kitap, farklı yöntemsel yaklaşımların çok tartışılmadığı ülkemizde, 'niteliksel araştırma nedir?' sorusuna yöntemin bilgisi ile cevap vermektedir. Özellikle niteliksel araştırma yapmak isteyen ve bunu ilk defa gerçekleştirecek araştırmacılar, araştırma sürecinde karşılaşılan önemli sorunlara ilişkin bilgiyi bu çalışmada bulabileceklerdir. Kitap, var olan araştırma yöntemlerine ilişkin Türkçe yazında okuyucunun karşılaştığı bilgiden hem yaklaşım hem yöntem açısından farklı bir içeriğe sahiptir. Bu anlamda kitap, özellikle Sosyoloji ve Antropoloji disiplinlerinden araştırmacıların felsefi, yöntemsel, pratik ve etik ilgi ve endişeleri doğrultusunda sordukları soruların pek çoğuna cevap bulabilecekleri biçimde düzenlenmiştir. Yazar, okuyucuyu sadece yön..

28,00TL

Tarihsel Kültürel Antropoloji

Kültürlerin kapalı ve saf değil dinamik ve melez sistemler olduklarını, birbirlerinin içine nüfuz edebildiklerini ve önceden belirlenebilen bir geleceğe sahip olmadıklarını iddia eden tarihsel antropoloji, farklı zaman ve kültürlerle ilgili konuları incelemeye yönelik bilimsel niyetin sonucudur. Bu nedenledir ki tarihsel antropolojik araştırma; genel antropolojinin temel ilgi alanları olan evrim, insanın doğadaki yeri, din, dil, toplumsal cinsiyet, kültürel öğrenme, beden, kutsallık, aşk, başkalık, ölüm vb. konularla birlikte tarih, edebiyat, dilbilim, sosyoloji, psikoloji ve eğitim teorisi gibi çok sayıda farklı disiplini de kapsar. Christoph Wulf bu çalışmasıyla insan evriminden felsefi antropolojiye, tarih çalışmalarında antropolojinin yerinden antropolojik alan araştırmasına, kültürden başkalığa, kutsallıktan ölüme, aşktan güzelliğin görünüşüne, bedenden medyaya, ritüelden toplumsal cinsiyete, imgelerden dile, disiplinlerarası araştırmadan yöntemsel çeşitliliğe, küreselleşmeden kü..

31,00TL

Türk Ailesi Antropolojisi

Toplumun en küçük birimi olan aile, her toplumda kültürün biçimlendirdiği bir olgudur. Uzun bir tarihsel geçmişe sahip olan Türk kültürü, aile kurumuna kendine özgü nitelikler kazandırmıştır. Aile antropolojisi olarak ele alınan bu dal çeşitliliğiyle, renkliliğiyle, özgünlüğüyle Türk kültüründe bir hazinedir. Bu yapıtta, bu zengin hazineden sadece bir kesit sunulmuştur. Özellikle geleneksel ailede odaklanmış bu kesit, toplumsal değişme sürecinde farklılaşmış, yeniden yapılanmalara uğramıştır. İşlevselci, çatışmacı ve yorumcu bakış açılarının ele alınabilecek aile kurumu, sosyokültürel dinamikleriyle toplumumuzda daima gündemde kalacaktır. Bu konudaki çalışmalarını südürecek olan Prof. Dr. Tezcan'ın bu ilginç kitabını zevkle okuyacaksınız. Sayfa Sayısı: 253 Dili: Türkçe..

24,00TL

Türklüğü Ölçmek (Bilimkurgusal Antropoloji ve Türk Milliyetçiliğinin Irkçı Çehresi 1925-1939)

Burada "ölçme" ile kastedilen, pozitivist bilimin 20. yüzyıl başındaki prestijinden yararlanarak insan kafatasının, kemiklerinin, alın açıklığının ve benzeri beden parçalarının ölçülmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında bu bilimkurgusal antropolojinin "bilimselliğine" dayanarak "ırkın" bir gerçek sayılması, gerçekmişcesine kullanılmasıdır. Hiç bir insanın ayağına tam gelmeyen, masal kahramanlarına yaraşır, camdan bir ayakkabıdır bu tasarı. Ama bu debdebeli fantastik ayakkabı (ölçü) bir işe yaramıştır: Batı ile onun terimleriyle aşık atabilmek, Batı karşısında "ezeli ve ebedi bir millet" olarak rüştünü kanıtlamak, içerde ise birilerini aşağılamak, etnik ve dilsel çeşitliliği homojen bir kalıba dökmek... Bu ölçme tutkusunun giderek kimin daha Türk, ya da kimin daha vatansever olduğu yargılarına vardığını biliyoruz. Nazan Maksudyan, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun "vatandaşlık" temelinde olduğu iddiasının sadece kağıt üzerinde kaldığını, çünkü ırkçılığın Türk milliyetçili..

27,00TL

Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek Orjinal isim: Crime and Custom in Savage Society

Antropolojiyi "masabaşı"nda yapılan bir iş olmaktan çıkaran Bronislaw Malinowski, bugün hatasıyla sevabıyla bizzat bir düşünce klasiği haline gelmiş durumda. Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek de onun temel metinlerinden biri. Okur bu küçük kitapta, yapıtlarından birine Batı Pasifik Argonautları gibi şiirsel bir isim verebilmiş olan Malinowski'nin hâlâ birçok soru üretmeye elverişli düşünceleriyle ilk elden tanışma fırsatı bulacak. "Çağdaş insanbilimci, elde ettiği sonuçları kâğıda dökerken, doğal olarak daha önce edindiği geniş ve bir anlamda dağınık, hatta gözle görülür, elle tutulur olmaktan uzak deneyimlerini de kesin olgulara katacak; gelenek, inanç ve örgütlenmeyle ilgili ayrıntıları, ilkel kültür üzerine ortaya atılmış olan genel kuramlar zemini üzerinde yansıtacaktır. Bu kitap, işte bu türden bir itkiye teslim olmuş bir alan araştırmacısının ürünüdür." Sayfa Sayısı: 128 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe..

16,00TL

Yapısal Antropoloji

Bu kitaptan önce antropolog, gözlemlediği nesneyi tarihsel boyutları içinde betimlemekle yetiniyordu. Levi-Strauss'un Yapısal Antropoloji'sinden sonra her şey değişti ve antropolojinin toplumsal gerçekliğin yapısal ve karmaşık niteliklerini, hatta insan ilişkilerini bile ortaya koyabileceği kanıtlandı. Antropolojinin bu şekilde kabuk değiştirmesi sosyal bilimlerin bütün dallarını derinden etkiledi. Mesela, etnoloji ile tarihin birbirini nasıl destekleyebileceği anlaşıldı; antropoloji ile dilbilim ve psikoloji arasında yeni bağlantılar kuruldu. En önemlisi, "yapısal yöntem"in geliştirilmesiyle birlikte, akrabalık, toplumsal örgütlenme, din, mitoloji ve sanata bakışımız değişti. Sayfa Sayısı: 568 Baskı Yılı: 2012 Dili: Türkçe..

89,00TL

YOL/RE: Dersim İnanç Sembolizmi (Antropolojik Bir Yaklaşım)

Dersim, kendine mahsus bir dünya. Üst başlıklardan taşan, Kürtlerle, Zazalarla, Alevilikle ilgili etno-dinsel ve kültürel tasniflere sığmayan bir yanı var. Dilşa Deniz, Dersim'e eğilen ilk antropolojik çalışmaya dayanan kitabında, bu kendine mahsus dünyaya davet ediyor okuru. Dersim'le ilgili yüceltici ve karalayıcı efsanelerin perdesini kaldırıp, olağanüstü incelikli bir bakışla, gerçek inanç dünyasına ve "gerçek efsanelere" eğiliyor. Şu merakın peşinde:"Orada, kendi halinde bütün baskılara ve engellere, saldırılara karşı sessiz, mütevazı özellikle de yaşlıların omzunda ısrarla taşınan o direngen, doku ve sembolleri neydi?" Dersim'i anlamanın yoluna çıkarmakla kalmıyor bu kitap okuru... İnanç dünyasını ve inanç sembollerini okumanın, bir toplumu bunlar üzerinden anlamanın macerasına çağırıyor. Sayfa Sayısı: 384 Baskı Yılı: 2012 Dili: Türkçe..

41,50TL

Yöntembilim Üzerine Antropolojik Okumalar

1945 sonrasında sömürgeleştirilmiş toplumların bağımsızlıklarını kazanmaları, feminist hareketler, küreselleşme gibi bazı siyasal, iktisadi ve sosyal gelişmeler, modernite anlayışının tüm araçlarıyla birlikte sorgulanmasının hazırlayıcısı oldu. Özellikle 1970'lerde şekillenmeye başlayan postmodernizm, postkolonyalizm, postyapısalcılık gibi düşünce hareketleri sosyal bilimlerde yerleşik kuramların ve pozitivizmin konumunu sarsarken, antropoloji de bu eleştirilerden muaf olamadı. Kendisi de beşeri çalışmalara, edebiyat kuramlarına, postkolonyalizme, postmodernizme, göstergebilime, v.d dayanarak modernite kuramlarının karşısında konumlanmaya başladı. Ne var ki antropolojide yoğun olarak gerçekleştirilen tartışmalar, bir sosyal bilim olarak kendi konumunu yeniden tanımlama noktasına kadar vardı. Bir başka deyişle, yorumcu antropoloji ve postmodern antropolojinin kimi temsilcileri "kültür" kavramını, "antropolojik yöntem"i, "pozitivizm"i, "alan"ı, "yerli/öteki"yi, "kendisi"ni, "etnografya"y..

31,00TL